• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Kadriye Faik Koparan İlkokulu       1/B SINIFI  
                                                        Ufuk VURAL

Bilmeceler

Çıt çıt çalışır

Kurulunca bağrışır



Fırında pişer

Mideye düşer



Yedim yeşil bir külâh

Ağzım yandı ah ah ah 
               


Ay var iken çıkarlar

Güneş var iken kaçarlar



Gökten yağar kar değil

Ses çıkarır taş değil

Yuvarlaktır top değil

Bilin bakalım bu nedir?



Pişirirsen aş olur

Pişirmezsen kuş olur



Ufacık bir top

İçini açtım bin top

Yemeye doyamadım

Ağzıma attım hop hop



Gökte durur paslanmaz

Suya düşer ıslanmaz

Bulutlardan süzülür

İnci gibi dizilir

Çamur olur ezilir

Bilin bakalım bu nedir?



Dumanı tüter

İsterse gider

Balık değildir

Denizde yüzer



İki kapaklı, çok yapraklı

İçinde bilgi saklı



Pamuk gibi tüyleri

Havucu koparır dişleri

Kulakları duyar her sesi

Hızla çıkar tepeyi



Ayakları kürekli

Ne kadar da yürekli

Suda gider bir gemi


Hem denizde hem karada

Evini taşır sırtında


Kocaman kanatlı

Şimdi yerden kalktı


Gece olur yakarız

Gündüz olur kapatırız


Bize ışık verir

Daha sonra erir


Şekere benzer tadı yok

Gökte uçar kanadı yok


Sütü pek çok sever

Mırıl mırıl der

Sütünü bitirince

Bıyığını temizler


Siyah beyaz benekli

Yürüyen merdiven sanki

Dalda durur, elde durmaz


Daldan dala atlarım

Kuyruğumla sarkarım


Göz ile görülmez

El ile tutulmaz

Ondan uzak duranlar

Sağlamdır hasta olmaz


Benim iki pencerem var

Etrafı etten duvar

Her gün erken açarım

Gece olunca kaparım


Yarım kaşık, duvara yapışık


Bol emek verir

Kendi yemez yedirir


Karşıdan baktım hiç yok

Yanına vardım pek çok


Altı mermer, üstü mermer

İçinde bülbül öter


Kökü yukarı

Dalları aşağı


Karnı şişik

Kafaya yapışık


Yedi delikli tokmak,

Bilmiyorsan aynaya bak


Çarşıdan alınmaz

Mendile konulmaz

Bundan tatlı bir şey olmaz


Ben giderim o gider

Kâh benden önce gider

Kâh arkamdan emekler


Ben giderim o gider

İçimde tık tık eder


Yaştır kurutamazsın

Tuzunu bulamazsın

Çiçeklerden toplanır

Tadına doyamazsın


Kara tavuk dalda yatar

Dal kırılmış yerde yatar


Pulları var gelin değil

Suda bulunur kayık değil

Avuçta kayar sabun değil

Bilemezsen karşımda eğil


Yük görünce kaçar

Ot görünce koşar


Dağdan gelir, taştan gelir

Tintin sakallı eniştem gelir


İki çubuk, bir makas

Hokkabaz mı hokkabaz


Yolda gider izi kalır

Yuvasını sırtında taşır


Ebem yapar, dedem yapar

Bıçkısı yok, rendesi yok

İplikten ev yapar


On ay yatar

İki ay kalkar

Feneri yakar

Etrafa bakar


Hem böcektir hem kelebek

Koza yapar öbek öbek


Elemeden yoğurur

Günaşırı doğurur


Kümeslerin efesi

Her sabah çınlar sesi

Sanırsın ezan okur

Uyandırır herkesi


Pençesi aslan gibi

Gözleri volkan gibi

Tüyleri pek yumuşak

Onu gören fareler

Saklanır köşe bucak


Rengi yeşil, çubukta yetişir

Hem tazeyken hem kuruyken yenir


Alçacık boyu var

Mor kadifeden donu var


Hanım içerde, saçı dışarıda


Kat kat katmer değil

Yenir ama meyve değil


Sarı sarı sarkar

Düşerim diye korkar


Çarşıdan aldım bir tane

Eve geldim bin tane


Dereler tepeler, şık şık küpeler


Bir kızım var, yeşil mantolu

Kırmızı elbiseli, siyah düğmeli


Küçücük fıçıcık, içi dolu turşucuk


Mavi atlas, iğne batmaz

Makas kesmez, terzi biçmez


Kapıyı açar, kapamadan kaçar


Gökte gördüm bir köprü

Rengi var yedi türlü


Bir ağacı oymuşlar

İçine sesleri koymuşlar

Yanlış yalan söylemiş

Kulağını burmuşlar


Ben varmadan o varır

Her şeyden çok yol alır

 

Ben giderim o gider

Üstümde gölge eder


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam8
Toplam Ziyaret450056
Discovery